KİBRİTÇİ KIZ
6/7/2007 ·
3. sınıfa kadar okuduğum kitaplardan sonu tek hüzünlü
ve
kötü-ölümle biten kitap çok seviyorum bu masalı...
______________________________________________________________
KİBRİTÇİ KIZ
Yılın son günüydü. Hava çok soğuktu. Lapalapa kar yağıyordu.
Akşam olmak üzereydi.
Dışarıda başı açık, yalın ayak küçük bir kız yürüyordu.Sabah evden çıkarken ayağında annesinin eski bir ayakkabısı vardı.
Ama ayakkabılar büyük geliyordu.
Karda yürürken düşürüp kaybetmişti.Şimdi küçük kızın ayakları soğuktan morarmıştı. Elindeki kibritleri satmaya çalışıyordu.
Ama sabahtan beri bir kutu bile satamamıştı.
Soğuktan donmak üzereydi.Karnı çok acıkmıştı.
Evlerden mis gibi yemek kokuları geliyordu. Küçük kız, kibrit satamadığı
için eve gidemiyordu. Çünkü babası çok kızacaktı.
Zaten evleri de sokaklardan daha sıcak değildi.
Kızcağız bir evin köşesine büzüşerek oturdu.
O kadar üşümüştü kibir kibrit yakıp ısınmayı düşündü.
Kutudan bir kibrit çıkardı ve yaktı.Kibriti ellerinin çevresinde gezdirdi.
Sanki gürül gürül yanan bir
sobanın alevi ile sınıyordu.
Kibrit birden söndü.
Bir kibrit daha yaktı.Kibritin ışığı duvarı aydınlattı.
Duvar birden kayboldu sanki. Şimdi evin içerisi
görünüyordu. İçeride bir sofra kurulmuştu.
Sofrada nar gibi kızarmış bir
tavuk duruyordu.
Tam elini uzatıp kızarmıştavuğu alacağı sırada kibriti söndü.
Küçük kız o an karşısında tekrar
karanlık duvarı gördü.
Kız bir kibrit daha çaktı. Bukez süslü bir çam ağacının altında buldu kendini.
Etrafta çeşit çeşit oyuncaklar vardı.
Ağacın güzelliği karşısında açlığını
ve üşümesini unuttu.
Oyuncakları almak için uzandığında,elinde yanan kibrit yine söndü. Ağaç birden
ortadan kayboldu. Ağacın kaybolduğu yerde
pırıl pırıl yanan yıldızlar duruyordu.
Hemen bir kibrit daha yaktı küçük kız.
Bu kez kibritin alevi daha fazla aydınlatmıştı
etrafı. Bu aydınlığın içinde
büyük annesi belirdi.
Büyük annesi sevgiyle,güler yüzle duruyordu karşısında.
- Büyük anne! Diye bağırdı. Beni de götür büyük anne!
Biliyorum, o sıcak soba, nar
gibi kızarmış tavuk,
o güzel ağaç gibi sen de
gideceksin.
Kibritin alevi küçülmeye başlayıncaaceleyle kibritleri arka arkaya yakmaya başladı
. Çok sevdiği büyük annesinin
gitmemesi için yalvarıyordu. Alevlerin
içinde büyük annesi daha
da yaklaşmıştı. Kollarını küçük kıza
uzattı.
Bir kibrit daha yaktıküçük kız. Ortalık gün gibi
aydınlanmıştı. Büyük annesi hiç
böylesine güzel görünmemişti gözüne.
Onun sevgi dolu yüzü bütün acılarını
unutturuyordu. Elinde kalan son
kibriti de yaktı.
Bu sırada büyük annesi kollarını uzatarakonu kucağına aldı. Küçük kız birden rahatladığın
ı hissetti. Artık ne soğuk vardı, ne de açlık.
Ertesi sabah oradan geçenler kibritçikızı ölü bulmuşlardı.
Oturduğu köşede incecikşalına sarılmıştı. Yüzünde tatlı bir
gülümseme vardı. Görenler onun
soğuktan donarak öldüğünü anlamışlardı.
Kibritçi kızın önünde yanmış kibritler duruyordu.
- Zavallı kızcağız!Kibritleri yakarak ısınmak
istemiş, diyorlardı.
Ancak hiç kimse,onun gördüğü güzel
hayalleri bilmiyordu. Küçük kız,
çok sevdiği büyük annesine kavuşmuştu.
* Andersen Masalları'ndan…









.jpg)
.jpg)
.jpg)







